bozulmamış

adj. unbroken, unspoiled, unspoilt, untainted, untouched, intact, inviolate, pristine, sound, unimpaired, unsophisticated
* * *
1. intact 2. inviolate 3. pristine 4. unspoiled

Turkish-English dictionary. 2013.

Look at other dictionaries:

  • başı bozulmamış — kocası ölmemiş olan kadın …   Beypazari ağzindan sözcükler

  • abdestli — sf. 1) Abdest almış (kimse) 2) Abdesti bozulmamış olan (kimse) 3) zf. Abdest alarak, abdest almış olarak 4) is., mec. İyi adam …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • akman — sf. Bozulmamış, saf, temiz …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • el değmemiş — sf. 1) Kullanılmamış, dokunulmamış 2) mec. Saflığı bozulmamış …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • katıksız — sf. 1) Katığı olmayan, yavan 2) Yabancı bir şeyle karışmamış Katıksız süt. 3) mec. Belli bir yerden, belli bir soydan gelen Katıksız İstanbul çocuğu, Boğaziçi çocuğudur o. Y. Z. Ortaç 4) mec. Niteliği başka hiçbir etkiyle bozulmamış olan, tam …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • katkısız — sf. 1) Üzerine veya içine hiçbir şey katılmamış, katışıksız, saf 2) mec. Niteliği hiçbir etki ile değişmeyen, tam, bozulmamış …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • körpe — sf. 1) Dalından yeni koparılmış, tazeliği üstünde, daha büyümemiş (bitki), kart karşıtı Körpe fidan. 2) Çok genç (kimse) Köşedeki masada körpe, ötekinde olgun birer hoş kadın... R. H. Karay 3) Yavruluktan henüz çıkmış (hayvan) Kaplan ve yılan,… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • sağlam — sf. 1) Dayanıklı, kolay bozulmaz, yıkılmaz En sağlam sütunlar üstünde durduğu sanılan devir, bir karton kale gibi yıkılmıştı. F. R. Atay 2) Zarar görmemiş, bozulmamış Bütün eşya sağlam. 3) Sakatlık veya hastalığı bulunmayan, sağlıklı, sıhhatli… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • taze — sf., Far. tāze 1) Bozulmamış, bayatlamamış olan Beyaz peyniri, ekmeğin taze kabuğuna sarıp ağzıma sokuyorum. Y. Z. Ortaç 2) Dinç, yıpranmamış, yorulmamış Yüzü taze, taravetli ve güzeldi. M. Ş. Esendal 3) Kuru olmayan, körpe, kuru karşıtı… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • cami yıkılmış ama mihrabı yerinde — yaşlandığı hâlde güzelliği bozulmamış (kadın) anlamında kullanılan bir söz …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • su katılmamış — kendine özgü olan durumu koruyan, başka bir etkiyle değişmemiş, bozulmamış olan O bizim su katılmamış biricik münekkidimizdir. B. R. Eyuboğlu …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.